Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı görev yapan sanatçıların ve sanat teknik ekibinin özlük hakları konusunda ek gösterge taleplerine ilişkin toplantı düzenlendi.

Taksim Gezi Pastanesi’ndeki toplantıda konuşan Kültür Emekçileri Sendikası (KÜLTÜR EMEK-SEN) Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, Bakanlığa bağlı görev yapan sanatçıların görev tanımlarının düzenlenecek yasada yer alması gerektiğini söyledi.

Demirkaya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda, aynı unvanların her kurumda aynı gösterge ve tazminatlardan yararlandığına dair bir madde olduğunu söyleyerek, “Genel müdür, daire başkanı, mimar, mühendis ve TRT kurumundaki sanatçı unvanı ek göstergesi 6400 iken sanat kurumlarımdaki ek gösterge 3600’dür. Sanatçılarımızın özlük ve mali hakları en az TRT sanatçılarının özlük ve mali haklarına denk olacak biçimde ek gösterge yapmak suretiyle düzenlenmelidir.” dedi.

“Bu çözülemeyecek bir karmaşa değil”

Devlet Tiyatroları eski Genel Müdürü Tamer Levent, meslek tanımlarının sanatçı genel tanımının altında oyuncu, yönetmen, yazar ve dansçı gibi yapılmasını talep ettiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz yıllarda Oyuncular Sendikası meslek tanımlarıyla ilgili bir çalışma yaptı ve resmi gazetede bu yayımlandı. Ancak meslek tanımlarına uygun özlük hakları tanımı yapılmadı. Bu çözülemeyecek bir karmaşa değil. Devlet Opera Balesi, Devlet Tiyatrosu, Devlet Senfoni Orkestrasında çalışan ve sahneye çıkan sanatçılar, mühendislerin özlük haklarına denk bir özlük hakkı alıyor. Bu durum, bu insanların meslek tanımının yapılmadığını gösterir. Bu kurumlarda çalışanlar neden mühendislerin özlük haklarına denk tutuluyor da TRT’de aynı işi yapan benzer sanatçılara denk tutulmuyor? Bu bir emsaldir.”

İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Özay Günay da 25 yıla yakın bir süredir Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı görev yapan bir sanatçı olduğunu belirterek, ek gösterge taleplerinin karşılanmasının genç sanatçılar için de istihdam alanı oluşturacağını dile getirdi.

Aynı görevi yapan ve aynı eğitimi alan kişilerin 4A ve 4B gibi farklı statülerde olmalarının kurum içinde sorunlara neden olabileceğini savunan Günay, “Maaş ve kadro statüsündeki farklılık, genç sanatçılar arasında huzursuzluğa neden olmakta. Biz onlara tabii ki aynı sahneyi paylaşan sanatçılar olarak her zaman destek oluyoruz. Haklı olarak ekonomik koşulların ve gelecek kaygısıyla ilgili sıkıntıların getirdiği bir huzursuzluk mutlaka sahneye, sınıfa ve kendi yaşam koşullarına yansımaktadır.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi emekli sanatçılarından Cem Şenler ise 4B statülü sanatçıların da 4A statüsüne gelmesini arzu ettiklerini dile getirerek, “Sanatçılar için 65 yaş emeklilik için öngörülüyor. Ancak bu durum balede öne çekilebileceği gibi operada, tiyatroda ve özellikle enstrüman çalan sanatçılarda daha ileri götürülebilir. Sanatçılar başarı gösterdiği sürece sanatını icra etmeye devam edebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

AA

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz